Trans kadın oyuncu ve aktivist Meli Bendeli, Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “müstehcenlik” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 5 Eylül’de tutuklandı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından beş kentte yedi kişiye yönelik düzenlenen sosyal medya operasyonunda Bendeli’nin özel üyelik sistemiyle “cinsel içerikli yayın” ve söz konusu hesaplarda ücret karşılığında “müstehcen görüntü ve videolar” paylaştığı iddia edildi.
Emniyet ifadesinde sosyal medya üzerinden gelir elde etmesinin nedenlerinden birinin çalışma hayatında karşılaştığı ayrımcılık olduğunu belirten Bendeli, “Cinsel kimliğim nedeniyle iş verilmediği için tüm geçimimi sosyal medya hesaplarından sağlamak zorundayım,” dedi.
Müstehcenlik suçunu işlediği düşüncesinde olmadığını belirten Bendeli, bugün avukatları aracılığıyla KaosGL.org’a gönderdiği mesajda “Eğer, erkek bedenime ‘kadınlığı almaya çalışmam’ zaten ‘müstehcen’se beni buradan kimse çıkaramaz. Çünkü bu davam, kadın olmaya çalışmam ölene kadar sürecek,” dedi.

Spot Basın Kooperatifi’ne konuşan Bendeli’nin avukatlarından Bişar Abdi Alinak ve Gülnihal Ağırer, Bendeli’nin şu anda Sincan L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tek kişilik bölümlerde tutulduğunu söyledi.
Avukat Gülnihal Ağırer “Bu durum yoruma açık ama açıkçası avukatları olarak, şu aşamada tek kişilik bölümlerde olmasını daha güvenli buluyoruz. Bildiğimiz kadarıyla havalandırma saatlerinde, birlikte gözaltına alındığı trans arkadaşlarından biriyle bir araya gelip iletişim kurma şansı oluyor. Bunun dışında içeride kendisine bir radyo edindi ve bazı temel ihtiyaçlarına kavuştu. Elbette bu onun için zor bir süreç. Ancak bize aktardığı kadarıyla cezaevinde tutulması dışında, maruz kaldığı işkence ya da insan onuruna aykırı muamele olarak nitelendirilebilecek bir durum söz konusu değil,” dedi.
“Diğer kullanıcılara ve kamuoyuna gözdağı”
Müvekkillerinin özgürlük hakkının, “hukuka aykırı ve soyut bir gerekçe” ile ihlâl edildiğini söyleyen Ağırer, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bizimle iletişime geçen yakınlarına mektup adresini bildirdik. Üniversiteden arkadaşları, akademisyen hocaları ve bazı senarist arkadaşları da destek olmak için arıyor, maddi ve manevi olarak ne yapabileceklerini soruyorlar. En azından güçlü bir dayanışma ağı oluştu. Hem suçun alt ve üst sınırı bakımından tutuklamayı gerektirecek bir durum söz konusu değil hem de bu tarz suçlarda genellikle adli para cezasına hükmediliyor. Aslında yatarı bile olmayan bir suç için tutuklama tedbirinin uygulanması ağır bir yaptırım. Peşinen cezalandırma amacı güden bir uygulama.
“Meli, Ankara merkezde. Aynı anda gözaltına alınan diğer insanlar Antep, İzmir, Elazığ ve İstanbul’dan getirildi. Soruşturmanın Kızılcahamam’dan başlatılması da bizim açımızdan anlaşılır değil. Ama bu bize şunu gösteriyor: Burada resmen bir prodüksiyon oluşturulmuş. Beş kişinin farklı illerden Kızılcahamam’a taşınmasının ardından tutuklama kararı verilmesi bizim açımızdan şaşırtıcı olmadı. Açıkçası söz konusu yaptırım kamuoyuna, diğer YouTuber’lara, influencer’lara, TikTok kullanıcılarına bir mesaj, gözdağı verme amacı taşıyor. Muhtemelen bunun sadece translara yönelik bir operasyon olarak görülmemesi için de araya trans olmayan iki kişi katılmış.
“Öncelikli amacımız bir an önce tahliye edilmesini ve iddianamenin düzenlenmesini sağlamak. Çünkü ortada delilleri teknik olarak basitçe toplanabilecek bir suçlama var. İddia edilen suça ilişkin deliller de zaten toplanmış durumda. Bunların tamamı dijital deliller, ekran görüntüleri ve kayıtlar alınarak dosyaya konuldu. Dolayısıyla toplanması gereken yeni bir delil yok. Bu nedenle iddianamenin hızlı bir şekilde düzenlenmesi ve bir an önce yargılama aşamasına geçilmesi gerekiyor ki Meli tahliye edilebilsin. Biz bu süreçte tutukluluğa itirazımızı yaptık, değerlendirilmesini bekliyoruz.”

“Kişilik haklarına saldırı”
Ağırer, Bendeli’nin gözaltı ve tutuklamaya sevk edilmesi boyunca görüntülerinin servis edilmesine dair ise “Bu görüntüleri kimin çektiğini biliyoruz. Gözaltındakiler tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildikleri anda, görüntüler bütün sosyal medyaya servis edildi. Oysa soruşturma aşaması gizli. Şu an şüpheli konumunda olan kişiler yargılamanın sonunda belki de beraat edecekler. Dolayısıyla peşinen bütün kamuoyunda bu insanların ücret karşılığı müstehcen içerik yaydığı yönünde haber yapılması kişilik haklarına saldırıdır,” dedi.
Avukat Ağırer, Bendeli’nin cinsiyet kimliği nedeniyle işsizliğe itilmesine dair ise şu yorumu yaptı:
“Cinsiyet kimliği nedeniyle bu ülkede trans ya da natranslar çeşitli şekillerde hedef gösteriliyor. Bizzat üst düzey kamu görevlileri LGBTI hakları konusu “sapkınlık faşizmi” olarak nitelendirmekte, “bununla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz’ yönünde beyanlarda bulunmakta. Dolayısıyla bu insanlara ekonomik ve sosyal hayatta da yaşam alanı tanınmıyor. Ev kiralanmıyor ya da kiralansa çok fahiş fiyatlar talep ediliyor. İş verilmiyor, liyakatleri olmasına rağmen tercih edilmiyor, kamu görevinden çıkarılıyorlar. Haliyle bu insanların hayatlarını idame ettirebilmek için para kazanabilecekleri pek fazla seçenek kalmıyor. Meli’nin ifadesinde hayatta kalması için geçimini nasıl sağladığını samimi bir şekilde anlattığını görüyoruz. Gizlediği ya da gerçeği çarpıttığı herhangi bir durum söz konusu değil. Sektörde kendisine iş verilmediğini de yıllardır sosyal medya hesaplarında dile getiriyor. Para kazandığını söylediği YouTube ve TikTok da Türkiye’de yasal olarak faaliyet gösteren platformlar. Üstelik bu platformlarda uygun olmayan içerik ve görüntülerde uyarı ve yasaklama mekanizmaları var. Meli de ifadesinde, özellikle canlı yayın açtığında +18 içerik konusunda dikkatli olduğunu ve ayarlarını buna göre yaptığını belirtiyor.”
Avukatları, son olarak Bendeli’ye sevenlerinden gelen mesajları kendisine ilettiklerini, bundan çok memnun olduğunu, bu desteğin ve dayanışmanın ona iyi hissettirdiğini, sevenlerine selamları olduğunu belirtti.

Meli Bendeli kimdir?
Oyuncu ve aktivist.
Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü mezunu, sinema alanında yüksek lisansına devam ediyor. Erdal Beşikçioğlu’nun yönettiği “Woyzeck Masalı” isimli tiyatro oyunundaki oyunculuk performansı ile geniş çevrelerce tanındı. Tiyatro çalışmalarının yanı sıra 2010 yılından itibaren film ve dizilerde rol almaya başladı.
2015’te ‘Hatırla Gönül’ dizisinde yer aldı. 2018’de “Çukur” dizisinde “Timsah Celil” karakterini canlandırmaya başladı; ancak ilerleyen zamanlarda diziden ayrıldı. En son Show TV ekranlarında yayınlanan ve 2021’de final yapan “Cam Tavanlar” dizisinde oynadı. 2020 yılında 27. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde “Umut Veren Genç Erkek Oyuncu” ödülünü kazanan oyuncu “Bir de bunun Umut Veren Kadın Oyuncu ödülünü alırsam bu iş benim için tamamdır,” dediği konuşmasıyla öne çıktı.
19 Kasım 2021 tarihinde prömiyeri yapılan, Elvin Beşikçioğlu’nun yönettiği ve Erdal Beşikçioğlu’nun genel sanat yönetmenliğini üstlendiği Tatbikat Sahnesi’nin oyunu “Miriam Yasta”da başrol oyuncusu olarak yer aldı. Majid Panahi’nin yönetmenliğini üstlendiği “Horoz Dövüşü” (2023) filmi son yer aldığı yapımlardan.
1989, Ankara doğumlu.


