“Kentsel dönüşüm” Romanlar için nedir? #Dokunulmayanlar
Türkiye’de kentsel dönüşümün ve mekânsal adaletsizliğin en az konuşulan, en derin yaralarından biri: Roman mahallelerinde neler yaşandı, bu topluluklar tarihsel süreçte nasıl mülksüzleştirildi? Sulukule, Kayabaşı ve Keçiliköy örneklerinde yerleşik hayatın ve mekânın kaybı ne tür sancılar doğurdu; bu mahallelerin kolektif hafızasında hangi sosyo-kültürel bağlar, müzikal gelenekler ve dayanışma ağları gizli?
Neoliberal kentleşme, soylulaştırma projeleri ve kriz anlarında dezavantajlı gruplar nasıl doğrudan ya da ‘sessiz yerinden etme’ politikalarıyla karşı karşıya kalıyor? En önemlisi; yasal mevzuatların (5366 sayılı yasa gibi) yarattığı mülkiyet güvencesizliği ve acele kamulaştırma tehditleri topluluklar için ne anlama geliyor? Fiziksel yıkımlar veya altyapı hizmetlerinden mahrum bırakılma süreçleri sonrasında, yerelde Roman topluluklarını kentin çeperlerinde nasıl bir tecrit, barınma krizi ve ekonomik çöküş bekliyor?
Kentsel dönüşümün ‘birikim için yerinden etme’ mantığını, mahalle kimliğinin parçalanmasını, ‘kök şoku’ travmalarını ve yıkımlara karşı geliştirilen ‘hafıza direnişi’ ile hukuk mücadelelerini masaya yatırıyoruz.