Roman meselesini yalnızca etnik kimlik üzerinden okumak yeterli mi; yoksa bu mesele aynı zamanda emek, sınıf, barınma, eğitim ve eşit yurttaşlık mücadelesinin de bir parçası mı? Roman işçiler neden işçi sınıfının en görünmez kesimlerinden biri olarak kalıyor; iş hayatında, eğitimde ve kent yaşamında ayrımcılık nasıl yeniden üretiliyor?
Ezilenlerin Tiyatrosu bu görünmezliği nasıl kırıyor? “Çingene ve Bir Şey” oyunu hangi ön yargıları sorguluyor; Roman olmayan sanatçılar Roman hikâyelerini anlatırken nasıl bir sorumluluk taşıyor? Tiyatro yalnızca sanat üretiminin yapıldığı bir sahne mi, yoksa toplumsal dönüşümün ve direnişin de bir aracı mı?
Tiyatro Çatlak Duvar’dan Lale Peşget ile Romanların sınıf mücadelesini, gündelik hayatta karşılaştıkları ayrımcılığı, sanatın dönüştürücü gücünü ve Ezilenlerin Tiyatrosu perspektifinden Roman meselesine nasıl bakılması gerektiğini konuşuyoruz.