Minguzzi Davası: Yargı, medya ve kamu vicdanı arasında

Minguzzi Davası: Yargı, medya ve kamu vicdanı arasında #Dört1Yandan

24 Ocak’ta İstanbul-Kadıköy’deki sokak pazarında biri 15, diğeri 16 yaşındaki iki çocuk tarafından öldürülen 14 yaşındaki Ahmet Mattia Minguzzi cinayetine ilişkin davanın 21 Ekim’de görülen son duruşmasında sanıklardan B.B. ve U.B.’ye “çocuğu kasten öldürme” suçunun en üst sınırı olan 24 yıl hapis cezası verildi. B.B. ve U.B.’nin yanındaki iki çocuk ise beraat etti. Minguzzi cinayeti bağlamında “suça sürüklenen çocuklar” konusundaki hukuki zemini tartışmaya açan kesimler, faillerin çocuk sayılamayacağını ve çocukların da bu tür suçlarda yetişkinler gibi yargılanmasını talep ediyor. Bazı kesimler ise bu olayı mevcut hukuki ve “onarıcı adalet” tartışmalarının ötesine, “intikam” ve nefret zeminine, suça sürüklenen çocukların ebeveynlerinin de yargılanması talebine taşımaya çalışıyor. Fakat kamunun, devletin ve ilgili kurumların bu sorunu kapsamlı ve soğukkanlı bir biçimde ele alması gerektiğine dair tartışmalar cılız kalıyor. Oysa çocuk haklarına dikkat çeken kesimler infial yaratan Minguzzi cinayetinin toplumsal zemindeki sorunları ve devletin bu konudaki yükümlülüklerini hatırlatarak tartışıyor. Peki bu korkunç cinayeti nasıl ele almak gerekiyor? Ahmet Mattia Minguzzi için adalet hangi zeminde, nasıl sağlanabilir? Çocuktan katil yaratan karanlığın kaynağı ne ve bu karanlık nasıl yırtılabilir? Spot Basın Kooperatifi’nden Evrim Kaya, Minguzzi davası üzerinden suça sürüklenen çocuklar sorununu ve hukuki zemini Sevinç Koçak ve Murat Aydın’la konuşuyor.

Diğer Videolar