Açlık ve yoksullukta fon etkisi

Türk-İş’in Ekim 2026 verilerine göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı 38.024 TL. Aylık gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamaların toplam tutarını ifade eden yoksulluk sınırı ise 123 bin 856 TL. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 49 bin 124 TL olarak hesaplanıyor. Türkiye’de yoksulluk sınırına ulaşmak bile milyonlarca insan açısından hayal.

Böylesi bir düzende, iktidara yaslanmış küçük bir zümre ise milyonlarca dolarlık vurgunlar yapıyor. Eylül ayında ortaya çıkan, yaklaşık 500 bin yatırımcıyı etkileyen ve çoğunluğu iktidara yakın veya iktidar içindeki isimlerin aktörü olduğu fon vurgununun üstünü örtmek için muhalefete, medyaya yoğun baskı uygulayan iktidar, kendi tabanını bile ikna edemiyor.
Ortaya çıkan skandalı hatırlayalım: Tera ve Pusula çevresindeki fonlar, borsada işlem hacmi düşük hisseleri yoğun biçimde satın alarak fiyatlarını yapay şekilde yükseltti. Böylece fonların getirileri olağanüstü yüksek gösterilerek yeni-küçük yatırımcıların parası tuzağa çekildi. Bir vurgunun muhatabı olduğunu fark eden küçük yatırımcıların geri istediği paralarının iktidara yakın veya iktidar mensubu bir zümrenin ceplerinde olduğu anlaşıldı. Borsa İstanbul’da sert düşüş yaşandı. SPK, yedi portföy şirketinin 131 fonunu tasfiyeye aldı. Yaklaşık 500 bin yatırımcının etkilendiği vurgunda piyasa manipülasyonu, kamu görevlilerinin ihmali ve siyasi bağlantılar tartışılıyor.

Peki gördüklerimiz, yapılanların ne kadarı? İktidar, kanatları altındaki çıkar zümresinin gayrimeşru yollardan servetine servet katmasından bihaber miydi? Milyonların ekmeği küçük bir zümrenin kursağına nasıl giriyor? Muhalefet bu skandalın üstüne yeteri kadar gidebiliyor mu?

Yeni Parti Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, Spot Basın Kooperatifi’nden İrfan Aktan’ın sorularını yanıtlıyor.

Diğer Videolar